ATAM

This slideshow requires JavaScript.


BU ZERAFET den ETKİLENMEYEN VAR MI ACABA?
BAKTIKCA BAKASIM GELİR…Gözlerinde ki derinlikte sanki yok olasım gelir.Öyle bir ışıksın ki yüreğimizi deldi geçti.Hiç sönmiyecek ilelebet.

Yıkın Heykellerimi

Kabahat onlarda değil Atatürk’te!
Atatürk’ün yeni bulunan daha doğrusu bir manavda bulunup restore edildikten sonra yayınlanan görüntülerini izledim.
Bir kez daha hayranlıkla.
Sonra odamdaki Atatürk albümlerinin sayfalarını karıştırdım.
Ardından Habertürk arşivindeki Atatürk fotoğraflarına baktım.
Ve toplumun bir bölümüne hak verdim. Görüntüler hemen hemen 80 yıllık. Neredeyse bir asra yakın bir süre. Atatürk tüm görüntülerde, tüm fotoğraflarda yıldız gibi parlıyor.
Konuşması, üslubu, giyim kuşamı, duruşu, vücut dili inanılmaz. Sanki o güne ait değil.
Çok çok ileride.
Bırakın o günü, bugün için bile çok ileride bir dönemde sanki.
Onun üzerindeki kıyafetleri benim yaşam sürecimde karşılaştığım liderlere giydirdim. Sadece Türklere değil, dünya liderlerinin hepsine.
Hiçbirine yakışmadı Atatürk’e yakıştığı kadar. Hiçbiri bulunduğu ortamda bu kadar farklı görünmedi.
Hiçbiri çağından bu kadar ileride durmadı. Hiçbiri zamanlar ötesinden gelmiş gibi görünmedi.
Ne yerlisi, ne yabancısı.
O zaman idrak ettim Atatürk sevgisizliğinin nedenini.
Onlara o kadar uzak, o kadar yabancı, o kadar farklı ki, onu anlamaları, sevmeleri, beğenmeleri mümkün değil.
O onlar için bir “uzaylı”.
Kendilerinden bu kadar uzak bir gelecekte olan birini ne anlayabilirler onlar, ne sevebilirler.
Ama kabahat onlarda değil. Atatürk’te.
Bugünden bile ötede.
* Fatih Altaylı / Habertürk                    http://www.beyazgazete.com/video/2010/10/26/ataturk-un-hic-duyulmayan-gercek-sesi.html

| 15 Yorum

2011 in review

The WordPress.com stats helper monkeys prepared a 2011 annual report for this blog.

Here’s an excerpt:

The Louvre Museum has 8.5 million visitors per year. This blog was viewed about 80.000 times in 2011. If it were an exhibit at the Louvre Museum, it would take about 3 days for that many people to see it.

Click here to see the complete report.

| 3 Yorum

Ne yazık ki, rüyaydı…

    İstanbul’a ilk geldiğimiz yıllar

da görmüştüm rüyamı. Sahil kenarında, kum ve kayalıkların hemen dibinde kurulmuş 2 katlı bir yalıdayım. İkinci kattaki salonun, denize bakan ön yüzündeki pencereleri, boydan boya, duvardan duvara camla kaplıydı. Kocaman bir salondu. Hatta  salondaki, koltuk ve diğer eşyalar bile bej ve kahverengi ağırlıktaydı. Salona merdivenleri çıkarak girdiğimden etrafa göz atmıştım. Pencerelerden dışarısı, ayna gibi görünüyordu. Önümüzdeki denizde, uçsuz bucaksız hafif dalgalıydı.

      Birden kendimi, o salonun orta yerinde ayakta  duran, koyu kahverengi renkte, yanlarında iki cebi olan, tiril tiril  yün hırka giymiş uzun boylu bir beyle tokalaştığımı ve salon camının önünde,  ayakta konuşurken buldum. Bu arada da  siyah takım elbiseli iki üç adam da bir aşağı bir yukarı iniyorlardı. Merdivenleri çıkarkende o takım elbiselileri görmüştüm. Ama yüzleri hiç görükmüyordu, hep sırtlarını görüyordum. Yanımıza gelmiyorlardı zaten, işleri var gibi telaşlıydılar sanki.

        Biz salondaki  camdan, denize bakıyoruz yan yana.. O kadar yakın mesafedeyiz ki….Fakat hava yarı kapalı ve kasvetli,tam yağmur, fırtına havası. Ben tam o sırada, denizin çok gerilerine bakıyorum ve kocaman dev dalganın geldiğini görüyorum. Sanki tusunami olacak bir dalga geliyor. Filimlerde görmüşümdür, bu kadar çok büyük dev dalgayı. Eğer o dalga gelirse,bütün kıyı şeridini ve yalıyı içine alacağını biliyorum sanki. Ben hemen yalvarır bir şekilde” Hemen gidelim! Ne olur kaçalım burdan !”diyorum. Amacım, sadece onu  bu evden nasıl kurtarırım diye düşünüyorum.

     Karşımdaki bey ne diyor biliyor musunuz? Yavaş ,ağır bir ses tonuyla ,”BANA BİRŞEY OLMAZ,BİR ŞEY OLMAZ” diyor ve  denizin üstündeki o çok büyük dalganın gelişini  hiç  kıpırdamadan izliyordu…Yüzü ,o mavi gözleri ,denizdeki  o dev dalganın gelişine  hiç korkmadan bakıyordu.

    Birden uyandım.Allahım bu rüyayı unutmayayım diye defalarca kendime tekrar ettim.Çünkü ilk aklıma gelen, ”Bu güzel rüyayı çoçuklarıma  unutmadan, bütün detaylarıyla  anlatmalıyım”diye düşündüm. Sizlerle de paylaşmak bu güne nasipmiş.

   Anlamışsınızdır kimi gördüğümü……

| 6 Yorum

Ne ÜLKE ama!

       İkibin ikiden bu zamana kadar ,hop oturuyoruz hop kalkıyoruz.Artık ben bile, havabasıncı aleti barometre gibiyim.Bazen ,günler çok sessiz geçince ,üç güne kalmaz bir şeyler olacak diyorum.Çıkmaz olsun ,dediğimde çıkıyor.Yok medyum değilim, ama bünyemiz,beynimiz, gerçekten her şeye AHESTE, AHESTE alıştırıldı.Bizler nelere alışmadık ki…

    Ahlaksızlık diz boyu,hırsızlık,arsızlık ,tecavüzler ,her şeyin , ama herşeyin suyu çıktı.Ben bu Ülkede doğup ,büyümedim mi diye sorar oldum.Bu 10 yıl içinde SEHVEN lere bile alıştık.ŞEHİTLİKLERİMİZE bile yalan dediler.Bir tek Yunanla savaştık,gerisi faso fiso dediler.Aman Allahım! 50 yıllık ,eğitim ve öğrenimlerim tepe taklak oluyor.Gerçekten çok ,çok kötü şeylere gebeyiz sanırım.Şu günlere bakarmısınız?Ben artık diyecek laf bile bulamıyorum.Aklım,neyin doğru neyin yanlış olduğuna artık zorlanıyor.

       Ne KİNmiş! Ne NEFRETMİŞ!   Elbirliğiyle çok çalıştılar,çok……Şimdi , ZİL  taksınlar oynasınlar artık.Allah aşkına ,bu olup bitenlerden neyi normal karşılayım artık bilmiyorum. AMA,….. Ülkem  her şeye rağmen  UÇUYORMUŞ!……….

     Uçmaya, ne olur devam edin,siz uçtukça,canım MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ü daha çok anıyorum ve şad ediyorum.

| Yorum yapın

Pikosu bir türlü rayına oturmayan makinem.

Benim bu ikinci makinem.Hiç dikiş bilmeyen için şaşırtıcı ama,gerçekten ilk makinemi 25 sene evvel altın günüyle almıştım.Ufak tefek şeyleri bayağı dikermişim ki,makine bana dayanamadı.Atmadım onu tamir ettireceğim ,çünkü elim ona alışmıştı.Şimdi kullandığım makinede 3 senedir bende,kardeşimin evinden aldım.Onların

evinde boşu boşuna duruyordu zaten.Anlıyacağınız hiç makinesiz kalmadım.Yalnız bu makinenin

ayarını bir türlü tutturamadım.Elimdeki 30 yıllık makine ve hiç kullanılmamış Alman makinesi. Hatta kimseler el sürmemişki içi fabrika çıkışı gibi pırıl,pırıl…Kardeşimlerede bir yerden miras .Onlardanda bana miras.

Ufak tefek şeyler de dikmiş olsam, yinede makinenin çok büyük ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.Eskiden düğmeli yorgan kılıfları bile dikerdim.Mutfak raf  örtülerimi pikolardım.Hazır çarşaf almazdım ya da şimdiki gibi çok çeşit yoktu o zamanlar,ben de özellikle kumaşcılardan çiçekli örtüleri seçerdim ve dikerdim.Gençlikte var tabii dikmeye bayılırdım.Hala makine başında keyif alırım,sanki çok önemli şeyler dikecekmişim gibi…….

| 6 Yorum

Acaba nasıl uslanır bu KAJU?

Evi dört dönüyor,bende onla dönüyorum.Nasıl oyuncu anlatamam.Meğer oğlum onunla ne çok ilgileniyormuş anlamamışım.Kollarım kopuyor artık .Çocuklar büyümüştü diye seviniyordum nerdeeeee al baştan yeniden.

Hani köpekler büyüdükce akıllanırdı,uslanırdı?Bizimki hiç ağır köpekler gibi olmayacak sanırım.

Aslında çok akıllı.Yalnız, benim onunla bol bol gezecek oynayacak gücüm yok.Günde bir kez dolaştırıyorum artık.Hafta sonları kızıma havale ediyorum.O bile nasıl yoruluyor.Hayvanda haklı doğal ortamı değilki ev.

Sakin olması için daha ne yapabilirim?Alt komşularım şikayet etmeye başladılar bile.Havlamaması için  ne yapabilirim?Sürekli HAYIR demekten dilimde tüy bitti.Ama nafile çok inatçı.Biliyorum ben ve kızımı hiç takmıyor.Yediriyoruz içiriyoruz,ne varsa oğlumun bir tek sözünü dinliyordu.Oğlum varken  bir mumdu sanki.

Hani  bazen içimden anason çayı içirmek geçiyor.Ya da uyku ilacı. Vallahi doğru söyliyorum .Ben otururken o da sakin sakin otursa koltukta, öyle iyi olacakdıki. Sürekli oturup kalkmaktan,onu kontrol etmekten yoruldum.Şu yazıyı yazarken bile kucağımda tutuyorum.

Yalnış anlamayın,yemesi içmesi,ayak yıkaması hiç zor değil,onları zaten seve seve yapıyorum.Hele, banyo ettirmesi daha bir kolay  ve zevkli.Benim en çok bunaldığım  şey , çok hareketli olması.Evde bilmediği NOKTA kalmadı.Top delisi.Tamam oynasın da koltuk ve yatak altlarından eğil çıkar,eğil çıkar,  işte beni yoruyor.

Acaba çok mu şımartım?Bildiğiniz bir sakinleştirici formülü var mı?Ya da biraz daha büyürse sakinleşir mi?Yardımcı olusanız sevinirim,hoşca kalın.

| 8 Yorum

Güya dikiş dikerim.

Evdeki kumaşları biraz olsun azalttım,daha elimde çoook kumaş var,bakalım onlara ne  yapabilirim.Ama bir daha makineye oturmam sanırım.

| Yorum yapın

İstanbul’a 360 KM…….

Tarihi ve sanat eserleriyle güzel bir şehir olan KÜTAHYA!Oğlumu sana yolladım HAVACI olarak. Dün  saat 3 te birliğine teslim oldu.İnşallah,hayırlısıyla bu sayılı günler geçer.

Anneciğiminde geçen çarşamba  olan  ameliyatı çok başarılı geçti.Sanki eski ağrıları yavaş yavaş yok olacak gibi. Her gün iyiye gidiyor,o bile farkediyor artık.Benden havadisler bu kadar.Görüşmek üzere…….

| 4 Yorum

Balkonuma kocaman BAYRAK astım.

 

Oğlum daha dün bebekti,ne zaman büyüdü de askere gidiyor.İnsan inanamıyor.Ah yıllar ne çabuk gelip geçtiniz.

Her anne gibi bende ASKER annesi oldum.Hem mutlu hem mahsunum,birazcık da üzgünüm.Dün, oğlumu Trabzon’a uğurladık.Ordanda ayın 12 sinde hayırlısıyla teslim olacak.Şu an neresi olduğunu henüz bilmiyoruz.Bir hafta sonra yeri belli olacak.Dualarımız tüm asker çocuklarımız için olsun.Oğlum ve diğer evlatlara hayırlı teskereler diliyorum.Canım oğlum seni çoook seviyorum.

| 10 Yorum

Mutlu iki haberim var.

  • Sevgili Banu,sayende ayraç kullanmaya alışacağım artık.Neden kullanamam bir türlü bunları çünkü,kitabı elime alır almaz ben bunları çekip alıyorum ilk başta,bu sefer de hep yerim kayboluyor.Ne yaptıysam bu çekme işini bırakamadım.

    Sanmamki hiç kimse kalplere hayır desin
    Organze tülün içinde dantelin zarifliğine bakarmısınız…

    Geçen hafta blok arkadaşım beni çok sevindirdi.Bana elleriyle hazırlamış olduğu o güzelim hediyelerini yollamış.Ne diyeyim beni çok mutlu etti,Allahta onu çok mutlu etsin.Arkadaşımı merak mı ediyorsunuz?”Banuca bir şeyler” bloğunun sahibi.Gelin o güzelim zarif hediyelere bakalım.Tabi her zamanki gibi yazımı başa koyacaktım ama teknik nedenlerden dolayı yine alta kalmış((:…….Anacım siz beni idare edin ne olur.Bu arada benim pc yede bir şeyler olmuş,görsel ekleme yerlerini bulana kadar akla karayı seçtim.Word press benimle dalga geçiyor sanırım.Sürekli değişiklikler yaparsa vay halime……Yeniden adepte olmak benim için zor oluyor ama……..Bildiklerimde gidiyor bu sefer.Hoşca kalın.

Unutmadan söyliyeyim yarın anneciğim geliyor  İstanbul’a .Ahhhh keşke gezmek için gelseydi ama dizlerindeki kıkırdak erimesi yüzünden, kısmetse amaliyat olmaya geliyor.İnşallah iyi sonuç alırız.En azından ağrısız yürüyecek diye umut ediyoruz.

Sevgili Banu bende bu güzel anın için gönülden teşekkür ediyorum.http://banucabirseyler.blogspot.com/feeds/posts/default

| 6 Yorum

Banu beni kırlara yolladıııı…..

Banu’nun sayesinde iğne oyası katagorilerimin arasına kır çiçekleride böylece girmiş oldu.Sağolasın Banu

Böylece kır çiçeklerinede bol bol baktım.

Veee böylece Banu'ya yaptığım çiçekler ortaya çıktı.

Ama ben daha da özel olsun istedim arkadaşıma ve burcunun çiçeği ,zambak iğne oyasını ilk defa denedim..

Arkadaşıma daha da özel olsun istedim.Ve bu çiçekği ilk olarak yaptım.Kıskandım demesem olmaz,kendimede yapmam gerek,duyrulur.

Sevgili Banu hepsini güle güle kullan.Arkadaşım hepsini bloğunda yayınlamış,nasıl hoşuma gitti bir bilseniz.

Bayram da,

Akdeniz ve Ege’yi gezerken gözüm hep kırlardaydı.Şu kır çiçeklerinden nasıl bulurum diye.Arabamız bir yol kenarında mola için durmuştu.Akdenizde tüm çayırlar çimenler nerdeyse çalı gibi kurumuşlardı.Etrafa bakarken sapsarı çalılıklarda bu kır çiçeğini gördüm.Rengi gel beni kopar diyordu.O çalıların arasında, o renkte nasıl minik bir çiçekti hayran kaldım.Öyle kolayda kopmadılar,sapları bile kuruydu,sertti.Hemen gazeteye sarıp eve getirdim.İşte minik lila çiçekler.

Her zamanki gibi başta söylediğim yazılar nasıl yapıyorum bu karışıklığı hala anlayamadığım gibi,sizlere TIK_TIK  kısadan diyemeyeceğimi bilerek arkadaşımın bloğunu bu şekilde veriyorum.Orda neler yokki,manzara ,el işinin her türlüsü ,ya bahçesine,bostanına ne demeli?Bu ay hele hiç kaçırmayın,Banu’nun yetiştirdiği sebzeleri nasıl Şokladığını,kışlıkları nasıl ama nasıl dizdiğini derin dondurucuya,aklıma gelenler bunlar,siz bilirsiniz ,usulen yine TIK_TIK diyorum.http://www.banucabirseyler.blogspot.com/

| 6 Yorum